Gecenin Karanlığında Seni Aramak

Gecenin Karanlığında Seni Aramak

23 Mart 2017 0 Yazar: Aykut

Gece kendini kalabalığın tam ortasında hayali bir yalnızlık ile süslenmişti. Tam o sırada nefes almak için dışarı yöneldim ve o da ne ???
Arkadamki o ince ve güzel ses.
– Burada sigara içmek yasak beyfendi…
Döndüm ve onu anladığımı işaret ederek elimdeki o sakinleştiriciyi yavaşça yerine koydum.Sonrasında ihtiyacım olan saf oksijeni çekip şöyle bir şehrin kalabalığını seyrettim.Ve tamda trafikte beklemekte olan araçların kırmızı stop lambalarının oluştuğu ekmek kuyruğunu görüp insanlık hakkında olumsuz sözcükler kullanacaktım ki telefonuma gelen bir mesajla silkindim.
– **sms** Sayın abonemiz hattınızın aramaya açık kalabilmesi için lütfen en kısa sürede TL yüklemesi yapmanız gerekmektedir.
Mesaj geldi sen sandım ama beni unutmayan bir tek sen değilsin, kapitalizm de peşimde. Bana senden daha yakın, bu mesajla da onu anlamıştım…

İçimdeki ürperti havanın biraz soğuduğunu hissettirdi bana sonrasında içeri döndüm.Yoğun müzik ve insan seslerinden bunalmış, kravatımı gevşetip mekandan ayrılmaya karar vermiştim.Tam kapıya doğru gidiyorum bir ses daha :
– Kürşat dur nereye ???
– Sıkıldım abi gidiyorum.
– Oğlum dur daha yeni başlıyoruz.
– Benim için gece buraya kadar abi başka zaman…
– Tamam tamam yine geldiler sana herhalde iyi bu seferlik bırakıyorum.
– Eyvallah abi size iyi eğlenceler… Dedikten sonra hemen vestiyere bıraktığım uzunca paltomu alıp mekandan uzadım.Kendimi dışarı attığımda havanında daha da soğuk olduğunu parmaklarımın arasındaki sigaranın dengesini bozulunca anlayıp hemen sigarayı atıp ellerimi nispeten sıcak olan ceplerimle buluşturdum.Hızlı hızlı adımlarla taksi durağına vardım ve klasikleşen taksi bekleme ritüeli başlamıştı çoktan, benden önce gelen bir çift önde harıl harıl didişirken çocuğun sağ kuşağını yeşile döndürecek kadar seri bir şekilde konuşan kızın kelimelerini takip etmek üniversite de tarih hocasına yetişememiş biri olarak beni aşan bir durumdu.

Neyseki fazla sürmeden gelen taksi ile bu işkenceye daha fazla katlanmaktan kurtuldum.Uzun süre beklemek bana göre değildi ve yeni bir sigara beni 5 dakika daha geleceğe götürebilirdi ama son sigaramıda yolda atmıştım.Köşede açık olan tekeli görünce gözlerimdeki parıltı ile karşıya geçip daldım içeri.
-Kolay gelsin abicim, oradan bana bir kısa parlement (Parliament) verir misin?
Cevap vermeden uzattı sigarayı ve girişte elimde bulunan yirmiliği süzmüş, ona göre para üstünüde hızlı ve cool bir şekilde elime bırakıp bir alt seviyedeki tekel bayii sahiplerine adeta jeneriklik selam çakmıştı.
– Eyvallah…
Tekelden çıkıp karşıya geçerken gördüklerim adeta beni arkamda bir bıçak hissetmeme neden olmuştu.Benden daha sonra gelen o yılışık yüzlü işi düşünce kendini çizmeli kedi gibi gösterebilen yardıma muhtaç hanımefendi triplerine giren hatun benden sonra gelmesine rağmen gelen taksiye biniyordu.Bu hayatta nadir kabul edemediklerimden bir tanesi de hak gaspı.Usain Bolt ve Burak Yılmaz karışımı ciğerimle bastım deparı ve taksiye attım kendimi.

İşte şimdi size iyilikten maraz doğar adında kısa bir hikaye anlatmaya başlıyorum.
Taksiye bindikten sonra şöföre :
– Pendik Kaptan…
Taksici:
– Abi beraber misiniz?
Hatun :
– Hayır tabiki de beyfendiyi tanımıyorum.
Ben :
– Ben tanıyorum kendisi benim arkamda taksi sırası bekleyen kişiydi.Kendisi iyi bir hak gaspçısıdır…
Böyle dedikten sonra hem şöför hemde kızın suratını görmeliydiniz.Adeta ikiside şok geçirmişlerdi.
Hatun :
Ne münasebet efendim.Acil bir durum var!!!
Ben:
– Bu hayatta herkesin acelesi var…
Taksici:
– Abi hanımefendi hastaneye gidiyormuş acil olduğu için kendisini aldım.
Ben :
– Tamamda ben nereden bileyim kendisi durumunu bana söyleyip sıramı alabilirdi.Kendisine inanmıyorum.Hem hangi hastane?

– Beyfendi saçmalıyorsunuz şuan da!!!
Taksici:
– Kartal Devlet Hastanesi.
Ben :
– Tamam sorun çözüldü aynı yöne gidiyoruz.Hanımefendiyi hastaneye bırakıp devam edebiliriz.
Hatun :
– Tabii ki de sorun çözülmedi siz hala taksidesiniz.Lütfen taksiden iner misiniz?
Tam o sırada çantasından yükselen telefon sesiyle o dünyaları sığdırdığı çantasından cep telefonunu bulup açtıktan sonra konuşmaya yüksek sesle devam ederken karşısındaki insana bana dolduğu sinirini aktarmaya başlamıştı.
Ben :
– Hadi devam et kaptan yetişelim hastaneye…
Taksici süratli bir kalkışla yola koyuldu.Arkadaki hak gaspçısı ise hala telefonla konuşuyordu…

 

DEVAM EDECEK….