Daha İyi Bir Yaşam

Daha İyi Bir Yaşam

17 Mart 2017 0 Yazar: Aykut

Bugün de her zaman ki gibi çok düşünüyorum ve uzun yazacağım ona göre başlayın sonra darılmaca yok :).Bununla birlikte soğuyan havalar ve ülkenin durumu psikolojik olumsuzluk olarak hayatıma yansıyor.Hayat enerjimin büyük bir çoğunluğunu bu durumla baş etmek için harcıyorum.Fakat problemin kesin çözüm formülü bu değil ondan eminim.Dışarıdaki insanları sürekli olarak takip edip empati yaparak bulunduğum ortamın durumunu analiz etmek ve bundan nasıl kurtuluruz gibi saçma sapan fikirlere kapılmıyor da değilim hani.neyse gelelim biraz yaşadığım şehir olan namı değer taşı toprağı altın İstanbul’da yaşayan insanlara.Sabahları belki işe giden belki eve dönen belki okula giden bir sürü hayat var ve soğuk havaların kendini göstermesiyle yoğun olan toplu taşıma – trafik daha da büyüyerek bir eziyet haline dönüşüyor.Bundan eminim herkes şikayetçi ama bu senaryo hemen hemen her gün bizimle karşı karşıya bunun yanı sıra doğu da yaptığımız bir savaş batıda yaptığımız ekonomik savaş ve siyaset,adalet temalı yayınlar bütün bunların yanı sıra çekmiş olduğumuz ekonomik belirsizlikler ve ay sonunu getirme kredi kartı ve kredi borçları derken bu sıkıntılarla harmanlanmış bir aile yapısının evliliklere verdiği zarar akabinde ülkede bu kadar sorun varken televizyonların saçma sapan evlilik,moda,yarışma,birbirlerine çemkiren ve birbirini sürekli eleştiren yapıyla insanlık hissinin yozlaştırılması ve bu ortama alıştırma çalışmaları.Ne özgür medya ne sorgulayan bir halk olmadıkça bu denizde fırtına dinmez.Şimdi gelelim insanlar nasıl mutlu olur sorusunun cevabına öncelikle insan mental anlamda rahat olmalı.Bununla birlikte sevdiği işi yapmalı birilerin dayatması yada daha çok para kazanırım derdi ile değil kendi öz iradesi ile seçmesi lazım.Bu ortamı sağladık ama bitmedi şimdi bakıyorsun ülkede herkes her şeyi biliyor böyle bir şey mümkün mü tabi ki değil.Ama patronlara sorsak herkes her işi yapacak türünde eleman istiyorlar nedeni ise az eleman çok iş ve çok kazanç hedefleri, burada ana unsur olan insan kendini birçok işe nasıl verebilir ne kadar verimli olur ve kendini ne kadar geliştirir.Sorunun cevabını zaten ülkenin durumundan görebiliyoruz. En basit örnek öğretmenlik okuyan ve mezun olan bir genç yıllarca atama bekler ama bununla beraber bir yaşama mücadelesi vardır her insan gibi atanamayınca ne yapacak ya askeri ücretle canı çıkana kadar sözleşmeli bir okulda sabahtan akşama kadar ders verecek ve bu arada askeri ücretle geçinen arkadaşlara İstanbul için konuşuyorum bana dönüş yapsınlar bu işin argoritmasını göndersinler ben bir şey deneyeceğim.Sonrasında ya asker yada polis mesleklerini seçmek zorunda kalıyorlar çünkü geçinilebilecek paraları anca bu mesleklerle kazanabiliyorsunuz.Ve kader en iyi atışı ile size bir bomba veya bir mayın ile hayatınızdan ediyor…Başka bir hayattan devam edelim bunlara bize alıştırdılar çünkü.Bu yıl üniversitede en çok tercih edilen bölümlere bakıyorum (tıp hariç) ilk 20 yi bulabildim sizde aratırsanız görebilirsiniz.Benim dikkatimi çeken fizik,biyoloji,kimya,matematik,astronomi vb. hiçbir bölüm sıralamada değil e hal böyle olunca Yeni Türkiye büyüyor deniyor, tamam büyüyoruz abi ama üreten bir toplumdan tüketerek büyüyen bir toplum halini alıyoruz ve burada aklıma Atatürk’ün sevdiğim sözlerinden olan ” Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden rahat yaşamak isteyen toplumlar; önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.” sözü geliyor.Çözüm ise insanların sevdiği işle meşgul olmasını sağlamak ve onlara bu alanı yaratmak yoksa bu yoklukta da çıkan ender insanlar beyin göçü olarak kaybediyoruz.Nedeni ise basit adam bildiği ve sevdiği işi düşünmek istiyor aklında sadece yaptığı iş var bizim gibi 50 tane tilki yok başarı bu şekilde sağlanır, oyun bu şekilde bozulur dolar bozmakla değil nokta.daha da yazardım da sabredip okuyan insanlara ayıp olmasın.